Ana içeriğe atla

Osmanlı'daki Vakıflar ve yıkılma süreçleri

 Merhaba arkadaşlar bugün Osmanlıdaki vakıf sisteminden ve dağılmasından  biraz bahsetmek istiyorum keyifli okumalar.



Osmanlını şehirleşmesinde vakıf kurumunun doğrudan etkisinin olduğunu söyleyebiliriz. Bursa ve İstanbul bunun en güzel örneklerinden bazılarıdır. Özellikle kaynak vakıfları hem mütevazi bütçeli kimselerin vakıfa katkıda bulunmasını sağladı hem de yeni fethedilen bölgelerde okul, hastane ve imaret gibi topluma faydalı olacak binalar inşa edildi. Ayrıca Müslüman bir güç olarak ta Osmanlının Avrupa'da  hızla yayılmasının ve kök salmasının arkasında bu vakıfların etkisi büyüktür. Günümüzde hala bu müesseseler tarafından yaptırılan eserleri Avrupa'daki çoğu şehirde görmek mümkündür. Vakıfların toplum nezdinde benimsenmesinin diğer bir sebebi de vakıf kaynaklarından Müslüman ve Gayrimüslimlerin eşit şekilde yararlanmasıydı.

Vakıflar Osmanlıda ilk olarak Orhan Gazi döneminde oluşturulmaya başlanmıştır Orhan Gazi, İznik’te ilk Osmanlı medresesini kurarken onun idaresi için yeterince gelir getirecek çeşitli araziler vakfetmiştir. Bu medresede kısa süre zarfında kudretli ilim ve devlet adamları yetişmiştir. Orhan Gazi, bunun dışında Adapazarı’nda halen “Orhan Bey Camii”, Kandıra’da Orhan Camii” adıyla anılan camiler ile yine Adapazarı’nda medrese, Bursa’da bir cami, zaviye, misafirhane ve imaret inşa ederek bunlara vakıflar tahsis etmiştir. Bu tarihten sonra diğer Osmanlı padişahları ’da çeşitli vakıflar kurmuş ve mülklerinin birçoğunu bu kurumlara vakfetmiştir.

Osmanlıdaki vakıf sistemi 17. Yüzyıla kadar mükemmel bir seyirde devam ediyordu. Osmanlı zayıflamaya başladığında 1854 Kırım Savaşından önce Ruslara karşı batı desteğine başvuruldu. Bu tarihte vakıf sistemiyle ilgili olumsuz düşüncelerin etkili olacağı bir süreç başladı. Çünkü Fransa ve İngiltere finansal yardım karşısında vakıf sisteminin yıkılmasını istedi. Bunun sebepleri arasında özellikle Fransız aydınlanması var 1788 Fransız İhtilalinde kiliseden nefret edildi İmparator ile halk arasındaki aracı kurumlar kaldırılmak istendi. Kilise ’ye ait bir kurum olduğu için vakıfları da yıkmak istediler. Bu nedenle de Osmanlı vakıflarının yıkılması istendi. Ardından 2,Mahmut döneminde vakıf Nezareti kuruldu. Vakıflar merkezileşti ve yavaş yavaş tırpanlandı. Cumhuriyet döneminde yapılan düzenlemeler ile vakıf müessesesi ve kültürü son halini aldı ve sistem yeni bir dinamizm kazandı.

kaynak :https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C4%B1m_Sava%C5%9F%C4%B1

Yorumlar

Blogda ki Popüler yazılar

Esrar-ı Cinayet Kitabı Özet ve Yorumu

  Merhaba arkadaşlar bu gün sizlere “ESRAR-I CİNAYAT”   adlı eserden bahsetmek istiyorum. İlk önce kitap hakkında genel birkaç bilgi, ardından kitap özeti, daha sonrada kitap hakkındaki yorumumdan bahsedeceğim. Şimdi başlayabiliriz.   Bir Türk klasiği olan bu kitap Ahmet Mithat Efendi tarafından 1884 yılında kaleme alınmış. Edebiyatımızdaki ilk polisiye romanı olma unvanına sahip. Kitap ilk önce gazetede yayınlanmış, daha sonra kitaplaştırılmış. İlklerden olması hasebiyle içinde bir takım teknik sorunlar bulundurduğu kabul ediliyor. Ama polisiye roman yazarlığının önünü açtığı için edebiyatımızda oldukça önemli bir yere sahip. Dilerseniz kitabın özetine geçelim. İstanbul Karadeniz taraflarında “Öreke Taşı” adında büyükçe bir kaya varmış. Bir gün bu kayanın üzerinde üç ceset bulunur ve hikâye böyle başlar. Olaydan sonra cinayetle ilgilenen soruşturma memuru (polis)Osman Sabri hemen olay yerine gelerek çeşitli incelemelerde bulunur. Çok zeki olan soruşturma memuru h...

Gönül Hanım Romanı Özeti

  Herkese selamlar arkadaşlar. Bu gün sizlere “Gönül Hanım” adlı bir romanın özetini yapmak istiyorum. Cumhuriyet devrinde yazılan bu eser dört genç kâşifin Orta Asya’yı ve Orhun Kitabelerini görmek için çıktıkları çok güzel bir seyahati anlatıyor. Önce her zamanki gibi kitabın künyesini yazalım. Kitabın Künyesi Kitap Adı: Gönül Hanım Kitabın Yazarı: Ahmet Hikmet Müftüoğlu Basım Yılı:1920 Kitabın Türü: Roman Yayına Hazırlayan: Dr. Fethi Tevetoğlu Kitabın Özeti “Gönül Hanım” romanı 1. Dünya Savaşı sırasında Sibirya’da esir düşen Mehmet Tolun Beyin yağmurlu bir sonbahar günü lokantada otururken iki Tatar kardeşle tanışmasıyla başlıyor. Adları Ali Bahadır Bey ve Gönül Hanım olan bu iki Tatar kardeş Mehmet Tolun Beyi tek başına görünce sohbet etmek isterler. Kısa süre sonra üçünün de aynı zihniyette olduklarını anlamalarıyla kendilerini Türk Tarihi ve Orta Asya konusunda derin bir sohbet içerisinde bulurlar. Konuşma esnasında Gönül Hanım üç arkadaşın Orta Asya toprakl...

Bisiklet Güvenlik Ekipmanları

  Herkese merhabalar arkadaşlar. Bu gün yazımda sizlere en sevdiğim sporlardan olan bisiklet sporunun güvenlik elemanlarından bahsetmek istiyorum. Çoğumuz bisikletleri şehirlerde kullanıyoruz. Ülkemizde bisiklet yolları nadir olduğundan çoğu zaman yollardan arabalarla birlikte hareket etmek zorunda kalıyoruz. Ne yazık ki arabalar bisiklet sürücülerine hiç dikkat etmiyor. Bu da çeşitli kazalara neden olabiliyor. İşte şimdi o kazalar başımıza geldiğinde ne yaparsak yaralanma riskini azaltabiliriz diye konuşacağız. Söylediğim güvenlik ekipmanlarının hepsi ayrı ayrı öneme sahip. Bu nedenle lütfen bende bir tanesi eksik, o zaman hiçbirini kullanmayayım demeyin. Elinizde ne varsa onu mutlaka kullanın. Başlayalım o halde - Kask Bisiklet ekipmanları denildiğinde ilk aklımıza gelen ürün kasktır. Peki, ne işe yararlar bu kasklar? Bisikletçi kaskları olası bir kaza anında bisikletçisinin kafatasını korumak amacıyla üretilmiştir. Kullanıcıların kask takmadığı kazalarda beyin sarsılması, ...